Guncelleme : 29.04.2012 17:15:43
 
 
 
 
Ana Sayfa Dergi Hakkında Yayın İlkeleri iletişim
 
 
Arama
Aramak için:
Site icinde Ara
Internette Ara


Site Icerigi
Makale
Çeviri
Belge
Karar Çevirisi
Kitap İncelemesi
Uluslararasi Sözlesmeler
Mahkeme Kararı
Kanun Tasarısı
Anayasa Mahkemesine İptal Başvurusu
Mevzuat
Yönetmelik Taslağı
Yönetmelik Değişikliği
E-Kitap

E-Akademi NİSAN  2012 sayisina Hosgeldiniz.

Makaleler / Articles / Aufsätze / Articles
İDARİ İŞLEMİN UYGULANMASI

Kuvvetler Ayrılığı ilkesine göre erklerden biri olan Yürütme ve onun uzantısı olan İdare hukuksal bir araç olan işlemler ve fiziksel bir olgu sayılan eylemler yapabilme olanağı ile donatılmıştır. Diğer iki erk olan Yasama ve Yargı organları tarafından yapılan işlemlerin yürütülmesi veya uygulanması yani eyleme dönüştürülmesi Yürütme veya İdare tarafından gerçekleştirilmektedir .İdare organının icrai niteliği, kanunlarda düzenlenmiş olan görevlerini yerine getirmek üzere uyguladığı idari usuller ve aldığı icrai kararlarla, idari usullere uygun olarak yapılmış hukuki statülere uymak yükümlülüğünde olan idare edilenleri, bu statülere koymasından kaynaklanmaktadır. Kamu Hukukunda ayrıcalıklar alanı, kendilerine egemenlik yetkileri tanınmış Devlet organlarına özgü olmakla birlikte, bireyler üzerindeki somut etkileri açısından esas itibarıyla genel anlamda İdare organına özgü bir alandır . Diğer bir ifadeyle, kamu gücü ayrıcalığını kullanarak hareket etme esas itibarıyla idareye ve onun ajanlarına tanınmış üstün bir güçtür. İdareye idari işlemler açısından tanınmış bütün bu ayrıcalıklar, idarenin keyfiyetine bağlı olmayıp, idarenin görevlerini yerine getirmek üzere yaptığı tüm işlemler bu ayrıcalıkların kullanılmasını içermektedir. Ayrıca idarenin sahip olduğu asli hukuki araç olan idari işlemlere gerektiği zaman ve yerde başvurulmuş olup olmadığına bakılarak idari görevlerin yerine getirilip getirilmediği tespit edilmekte, gerektiği zamanda ve yerde idari işlemlerin yapılmaması idari ve cezai sorumluluğu doğurmaktadır .

Yazan : Gülseven Şeker
Bu yazı 35 kez okunmustur.



Makaleler / Articles / Aufsätze / Articles
DEVLETLERİN EGEMENLİK YETKİSİNE ETKİSİ BAKIMINDAN

Uluslararası hukukun savaş ya da barış zamanlarında gerek sivillere gerekse sivil olmayan kişilere yönelik soykırım, saldırı veya insanlığa karşı işlenen diğer fiiller ile ihlal edilmesi bu tür ihlallerin ne şekilde yaptırım altına alınacağı sorununu ortaya çıkarmıştır. Bu ihlallerin muhakemesi ve yaptırımların uygulanması bakımından, milli mercilerin mi yoksa milletlerarası bir merciin mi yetkili olması konusu tartışılmıştır. Bu hususta farklı iki görüş savunulmaktadır. Ulusal ceza hukuku sistemlerinde bu tür ihlallere yönelik yargılamaların milli mercilerce yapılması gerektiği tezi savunulmaktadır. Bu görüş dayanağını ceza hukukunda “mülkilik” ilkesinden almaktadır. Mülkilik ilkesinin , devlete, kendi egemenlik hakkından kaynaklanan cezalandırma yetkisini sağladığı belirtilmektedir. Diğer görüşe göre ise bu tür ihlallerde milli mercilere güvenmek mümkün değildir. İşlenilen fiillerin ağırlığı milli merciiler üzerinde olumlu ya da olumsuz etki bırakacak ve milli mercilerin yargılama makamlarının bağımsızlığı tarafsızlığı ve güvenilirliği kaybolacaktır. Dolayısıyla bu tür ihlallerin yargılanması milli merciler yerine daimi bir uluslararası ceza mahkemesi tarafından yapılmalı ve bunun için uluslarüstü bir mahkeme kurulması gereği ifade edilmiştir .

Yazan : Mehmet Nihat Kanbur
Bu yazı 41 kez okunmustur.



Site Menu

Bu site INTERNETsahibi Int. Hiz. Tarafindan Host Edilmektedir.
Samsung Cep Telefonu