Guncelleme : 09.06.2010 12:06:26
 
 
 
 
Ana Sayfa Dergi Hakkında Yayın İlkeleri iletişim
 
 
Arama
Aramak için:
Site icinde Ara
Internette Ara


Site Icerigi
Makale
Çeviri
Belge
Karar Çevirisi
Kitap İncelemesi
Uluslararasi Sözlesmeler
Mahkeme Kararı
Kanun Tasarısı
Anayasa Mahkemesine İptal Başvurusu
Mevzuat
Yönetmelik Taslağı
Yönetmelik Değişikliği
E-Kitap

E-Akademi HAZİRAN  2010 sayisina Hosgeldiniz.

Makaleler / Articles / Aufsätze / Articles
MEDENİ YARGILAMA HİZMETLERİNİN BEDELSİZ OLMAMASI ve NEDENLERİ

Demokratik ülkelerin devlet sistemlerinin yapısında, güçler ayrılığı ilkesi esastır (Any. m. 7,8,9 ve m. 75 vd.). Bu güçler, yasama, yürütme ve yargı olup, prensip olarak birbirlerinden bağımsız bir şekilde hareket ederler. Ancak, gerçekte yürütme, ayrı bir organ olmasına rağmen, yasamanın denetimine, yasama organı ise, yaptığı işlemleri itibariyle bir yüksek mahkeme olan Anayasa Mahkemesi’nin denetimine tabidir (Any. m. 148) Buna karşılık, yargı organı ise, diğer iki güçten herhangi bir emir ve talimat almadan ve herhangi bir denetime tabi olmadan bağımsız bir şekilde, mahkemeler aracılığıyla, yargı işlerini yürütür ve karar verir. Bu kararlar da, yasama ve yürütme dâhil olmak üzere herkesi bağlar (Any. m.138).



Yargı hizmetleri, bir çok hizmetten farklı olarak bizzat devlet tarafından kişilere götürülmesi gereken asli bir hizmet türüdür. Devlet, üstlendiği tüm hizmet türlerinde olduğu gibi, yargılama hizmetlerini bireye sunarken bir takım giderler yapar. Zira, yargı organının, bu yargılama hizmetlerini verebilmesi için, yeteri miktarda mahkemelerin kurulmasına ve personele ihtiyaç vardır. Özellikle, bu hizmetlerin en iyi derecede sunulmasına çaba gösterilmesi halinde, söz konusu giderlerin miktar olarak maksimum seviyeye çıkması kaçınılmazdır. Kurulan mahkemeler, istihdam edilen personel sayısı ve yerine getirilen hizmetin yoğunluğu dikkate alındığında, devletin, bu giderleri doğrudan hazineden karşılayarak altından kalkması oldukça zordur. Hem, bu hizmetlerin en iyi şekilde sunulması ve hem de hak arama özgürlüğünün suiistimal edilmemesi için, yargılama hizmetlerini talep eden kişilerin de, bu giderlere kısmen de olsa katılması devlet tarafından istenmiş ve bu katılma, medenî yargılamanın bir ön şartı olarak kabul edilmiştir.



Medenî yargılama sistemimizde taraflar, yargılamanın başlatılması, yürütülmesi ve sonuçlandırılması; kısaca yargılama hizmetlerinden faydalanmak için hâkime herhangi bir ödemede bulunmazlar. Fakat, tarafların yargılama dolayısıyla devlete bir miktar para ödemeleri, kanunlarımız tarafından kabul olunmuştur (HUMK m. 413 vd.). Yargılama hizmetleri için yapılan giderleri, hukuk sistemimizdeki mevcut düzenlemeye göre, makro giderler ve mikro giderler olmak üzere ikiye ayırmak mümkündür. Makro giderler, devlet tarafından ülke çapında ayrım gözetmeksizin yapılan, objektif ve büyük ölçekli giderlerdir. Bu giderlerin kapsamına, yargı çalışanlarının maaş ve diğer ödenekleri, kira, elektrik, su masrafları gibi kalemler girer. Mikro giderler ise, küçük ölçekli olup, o hizmetten yararlanmak isteyen kişiler tarafından yapılırlar. Kişilerin, yargılama hizmetlerinden faydalanması, genelde cebri icra takibi yapma veya dava açma yoluyla gerçekleştiği için, yargılama giderleriyle karşılaşması da, takip veya dava aşamasında olmaktadır. Ancak, kişinin yaptığı giderler, nitelikleri itibariyle, bireye sunulan yargılama hizmetinin karşılığı olmaktan uzak olduklarından, sadece devletin yaptığı giderlere birer katkı niteliğindedirler.



Yargılama hizmetlerinden faydalanmak isteyen kişinin yapacağı ödemeler, yargılama harçları ve diğer yargılama giderlerinin toplamından oluşur. Yargılama harçları, Harçlar Kanunu’nda, 1- sayılı tarifede, “Yargı Harçları” başlığı altında düzenlenmiş olup, ilke olarak yargı hizmetlerinden faydalanmak isteyen kişilerden tahsil edilirler. Bu harçların nasıl alınması gerektiğine ilişkin hususlar, Harçlar Kanunu ve Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilmiştir. Harçların dışındaki diğer yargılama giderleri ise, yargılamanın ilerlemesi ve amacına ulaşılabilmesi için, gerekli görülen işlemlerden doğan giderlerdir. Bu giderlere, bilirkişi, tanık, tebligat, keşif vb. işlemlerden faydalanmak için yapılan giderler örnek olarak verilebilir.



 



Yazan : Cumhur Rüzgaresen
Bu yazı 139 kez okunmustur.



Site Menu

Bu site INTERNETsahibi Int. Hiz. Tarafindan Host Edilmektedir.
Program & Tasarim : XYZ TASARIM