|
||||
|
Makale
2004
GENİŞLEMESİ SONRASINDA AVRUPA BİRLİĞİ’NDE
VERGİ REKABETİ VE SONUÇLARI
Dr. Emrah Ferhatoğlu*
I. GİRİŞ
Yabancı kambiyo düzenlemelerinin serbestleşmesi ve sermayenin uluslararası alandaki hareketliliğinin artması 1980’li ve 1990’lı yıllarda ülkelerin ekonomi ve maliye politikalarını yeniden gözden geçirmelerine neden olmuştur. Sermayenin uluslararası alanda dolaşım kabiliyetinin artması, dünya genelinde kaynak tahsisini iyileştirerek firmaların ve tüketicilerin daha düşük fiyattan daha çok seçenekle karşı karşıya kalmasına neden olmuştur. Sınır ötesi sermaye hareketlerinin artması, ülkelerin yabancı yatırımlar için cazip yatırım ortamı oluşturma çabalarının yoğunlaşması sonucunu doğurmuştur. Ülkeler, yabancı yatırımcıların ilgisini çekebilecek cazip vergi uygulamalarına yönelmişlerdir.
Avrupa Birliği’nin Mayıs 2004 genişlemesi, Birliğin vergi politikasını etkileyebilecek, belki de Avrupa Komisyonu’nun bu alandaki çalışmalarını da arka planda bırakacak bir gelişme olarak nitelendirilebilir. 10 yeni üye ülkenin[1] (AB-10) nispeten düşük ücret düzeyleri, nispeten yüksek emek piyasası esnekliği ve en önemlisi düşük vergi yükü gibi rekabet avantajlarına sahip olması, 15 eski Avrupa Birliği ülkesini (AB-15) tedirgin etmektedir.[2] Bu çalışmada uluslararası vergi rekabetinin odaklandığı konulardan biri olan kurumlar vergisi uygulamaları AB-10 ülkelerinin açısından inceleme konusu yapılacaktır.
II. VERGİ REKABETİ KAVRAMI VE UNSURLARI
Literatürde uluslararası vergi rekabeti, yerel idareler arasındaki vergi rekabetinin esaslarından hareketle açıklanmaktadır. Vergi rekabetinin tanımına ve unsurlarına yer verilecek olan bu başlık altında uluslararası vergi rekabeti ile birlikte kimi zaman yerel idareler arasındaki vergi rekabetinden de söz edilecektir.
A. Tanımı
Bireylerin çalıştığı, yatırım yaptığı; kurumların ise araştırma-geliştirme, üretim faaliyetleri ile faaliyet yerlerini serbestçe seçtiği küreselleşen ekonomik yapıda, bireylerin ve kurumların ekonomik faaliyetleri üzerinde vergi faktörü ile birlikte birçok ekonomik faktör etkili olabilir. Bu anlamda, uluslararası vergi rekabeti, bir ülkenin kendi sınırları içinde ekonomik faaliyetlerde bulunan birey ve kurumların seçimlerini etkileyen diğer ülkelerdeki vergi değişikliklerine karşılık vermesi olarak tanımlanabilir.
Başka bir ifadeyle uluslararası vergi rekabeti, ekonomik bütünleşme ve gittikçe artan finansal hareketliliğin sonucu olarak, ülkelerin sermaye hareketliliğini sağlamak ve şirketleri kendi piyasalarına çekmek için düşük vergi oranları uygulamasıyla rakiplerin vergi matrahlarında aşınmaya neden olmaları şeklinde tanımlanabilir.[3]
Vergi rekabetinin sonuçları açısından yapılan bir başka tanıma göre ise bir ülkenin bir ekonomik faaliyet üzerindeki vergilendirme yetkisinden o faaliyetin üzerindeki vergi yükünün diğer ülkelere göre düşük olacak ölçüde kısmen ya da tamamen vazgeçmesidir. Bu anlamda uluslararası vergi rekabeti, bir ekonomik faaliyeti ülkeye çekme ya da elde tutma çabası olarak tanımlanabilir.[4]
Başka bir tanıma göre ise “küreselleşme, vergi yükümlülerinin prodüktif faaliyetlerinin yerlerini düşük vergi yükü bulunan ekonomilere kaydırmasına olanak tanıdığından ülkelerin aşırı vergi toplamasına engel olmaktadır. Bu olgu aynı zamanda vergi rekabeti olarak da bilinir”.[5]
Bütün bu tanımların ışığında, uluslararası vergi rekabetini, farklı vergilendirme yetkisine sahip idarelerin yabancı sermaye çekebilmek, yerli sermayeyi ise kaçırmamak için cazip vergi hükümleri uygulamaları bakımından rekabet içerisinde bulunmaları şeklinde tanımlayabiliriz.
Federal devletler ve ekonomik entegrasyonlar düşünüldüğünde merkezileşme ve yerelleşme olgularıyla birlikte vergi rekabeti kavramını yatay vergi rekabeti ve dikey vergi rekabeti olmak üzere iki ayrı başlık altında ya da uygulama şekline ve ekonomik sonuçlarına göre yararlı ve zarar verici vergi rekabeti olarak incelenebilir.
B. Yatay ve Dikey Vergi Rekabeti
Yatay vergi rekabeti, aynı düzeyde olan iki veya daha fazla yerel idarenin veya bağımsız ülkenin hareketli vergi kaynağı (mobil tax base) üzerinden vergi almaları ve bunlardan birinin aldığı verginin, diğerinin vergi gelirlerini etkilemesi şeklinde açıklanabilir.[6]
Literatürde aynı düzeydeki idareler arasındaki vergi rekabeti, üretim faktörlerinin, firmaların ve bireylerin bölgeler arasındaki hareketliliğine dayandırılmaktadır. Üretim faktörlerinin ve ekonomik birimlerin bu hareketliliği ise idareleri faaliyetlerinde daha etkin olmaya zorlarken, kaynakların yeniden tahsisi amacıyla toplanan vergilerin etkinliğini azaltabilmektedir.[7]
Farklı yönetim kademeleri arasındaki vergi rekabeti olarak tanımlayabileceğimiz dikey vergi rekabeti, yatay vergi rekabetinin aksine sermayenin ve diğer üretim faktörlerinin bölgelerarası hareketliliğine dayanmamaktadır.[8] Dikey vergi rekabeti, hem merkezi idarenin hem de yerel idarenin aynı vergi kaynağını birbirinden bağımsız olarak belirleyecekleri vergi oranıyla vergi kapsamına alma çabası olarak tanımlanabilir.
C. Yararlı ve Zarar Verici Vergi Rekabeti
Uluslararası vergi rekabeti, uygulama biçimine ve ekonomik sonuçlarına göre zarar verici vergi rekabeti (harmful tax competition) ve yararlı vergi rekabeti (beneficial tax competition) olmak üzere iki başlık altında incelenebilir. Uluslararası vergi rekabeti konusunda çalışmalar yürüten OECD ve Avrupa Birliği’nin yararlı ve zarar verici vergi rekabeti ile ilgili geliştirdikleri ölçütler birçok uluslararası kurum, kuruluş tarafından eleştirilmekte, yaklaşımları gelişmiş-yüksek vergi yüküne sahip ülkeler lehine taraflı bulunmaktadır.[9]
Zarar verici vergi rekabeti, OECD tarafından yürütülen çalışmalarda sıkça vurgulanmakta, vergi rekabetinin “zarar verici” özellikleri daha çok bu çalışmalar kaynak gösterilerek ön plana çıkartılmaktadır.[10] Uluslararası vergi rekabetinin kavramının zarar verici olduğu yolundaki vurguların kaynağını oluşturan OECD çalışmalarının hareket noktasını 1998 tarihli Zarar Verici Vergi Rekabeti Raporu oluşturmaktadır. 1998 tarihli raporun ilk adımları ise 1996 yılında OECD Maliye Bakanları toplantısında atılmıştır. Bu toplantıda OECD kuruluş anlaşmasında yer alan amaçların[11] içinde “zarar verici” vergi rekabetinin saptırıcı etkilerine karşı önlemler geliştirilmesinin de bulunduğu kabul edilmiştir.
1998 tarihli OECD raporu vergi rekabetinin muhtemel olumsuz etkilerini de özetlemiştir. Buna göre uluslararası vergi rekabeti,
- Sermaye akımlarında sapmalara (vergi rekabetinin finansal sermaye akımları üzerinde doğrudan, reel yatırım akımları üzerinde ise dolaylı etkili olduğu da belirtilmiştir),
- Vergi sistemlerinin adil olmayan bir yapıya kavuşmasına,
- Vergi yükümlülerinin vergiye gönüllü uyumlarının zorlaşmasına,
- Vergilerin ve kamu harcamalarının miktar ve bileşiminin değişmesine,
- Vergi yükünün işgücü, servet ve tüketim gibi daha az hareketli vergi konularına kaymasına,
- Vergi yönetim maliyetlerinin artmasına neden olur.
Buna göre zarar verici vergi rekabeti, vergi oranlarının ve bunun karşılığında kamu malı üretim düzeyinin çok düşük olduğu, refah artışının ise ancak ilave kamu malı üretimi ile sağlanacağı durumu ifade eder.[12]
OECD’nin vergi rekabeti ile ilgili yaklaşımı serbest piyasa savunucuları ve aralarında Nobel ödüllü Milton Friedman ve James Buchanan’ın da bulunduğu bazı iktisatçılar tarafından eleştirilmektedir.[13] Bu eleştiriler OECD’nin yaklaşımını, yüksek vergi yüküne sahip ülkeler arasında gelişmekte olan ülkelerin vergi yüklerinin yükselmesiyle sonuçlanacak bir vergi karteli kurma çabası olarak nitelendirmektedir. Eleştirilere göre, OECD bu yaklaşımıyla sermayenin uluslararası alanda dolaşımını engellemektedir.[14]
Vergi rekabetinin yararlı olduğu görüşü daha çok kamu tercihi teorisi ile ilişkilendirilmiş çalışmalarda kendisini göstermektedir. Kamu tercihi teorisine göre, vergi rekabeti, toplumun refah düzeyini vergi rekabetinin olmadığı duruma göre yükseltmektedir.[15] Bunun nedeni ise, vergi rekabetinin bürokratların rant kollama (rent-seeking)[16] faaliyetlerini azaltması ve kamu kaynaklarının daha etkin kullanımını sağlamasıdır.[17]
III. AVRUPA BİRLİĞİ’NİN MAYIS 2004 GENİŞLEMESİ VE BİRLİK İÇİNDEKİ VERGİ REKABETİ
Avrupa Birliği, ekonomik entegrasyonlarda ortak vergi politikasının nasıl olması gerektiği ve yerel idareler arasındaki vergi rekabetinin bağımsız devletler arasındaki vergi rekabetine nasıl dönüştüğünün incelenmesi bakımından benzersiz bir örnek olarak kabul edilebilir. Özelleştirme dönemlerinin sona ermesi nedeniyle normale dönen büyüme oranlarının sürekliliğini doğrudan yabancı sermaye akımlarına bağlayan Birliğin yeni üyesi Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri, nispeten düşük vergi yüklerini bunu gerçekleştirmede bir araç olarak kullanmaktadırlar.[18] Yeni üyelerin bu durumu, eski AB ülkelerinin vergi politikalarını rekabetçi olarak yeniden gözden geçirmelerine neden olmaktadır.[19]
Mayıs 2004 genişlemesi sonrasında AB’deki vergi rekabetinin gelişimi farklı vergi göstergelerinden hareketle inceleme konu yapılacaktır.
A. Avrupa Birliği’nde Genel Vergi Yükünün Seyri
1965-2003 döneminde AB-15 ülkelerinde ortalama vergi yükü %27,9’dan %40,6’e yükselmiş, ortalama vergi yükü ise %37,5 olarak gerçekleşmiştir. 1995-2003 döneminde, Mayıs 2004’te birliğe katılan 10 yeni ülke ile 15 eski birlik üyesi ülkenin vergi yüklerinin karşılaştırıldığında AB-10 ülkelerinin ortalama vergi yükünün AB-15 ülkelerinin 3,7 puan altına, %33,8 olarak gerçekleştiği görülmektedir.[20] AB-10 ülkelerinin AB-15 ülkelerine göre düşük vergi yüküne sahip olmaları Birliğin önümüzdeki yıllarda vergi rekabetine yönelik daha belirgin politikalar sürdüreceği izlenimini vermektedir.
1995-2003 dönemi dikkate alındığında AB-10 ülkelerini vergi yüklerinin AB-15 ülkelerinin vergi yüklerine yakınlıkları bakımından iki gruba ayırabiliriz. AB-10 ülkelerinden Macaristan, Polonya ve Slovenya (sırasıyla ortalama vergi yükleri %39,6, %36,7 ve %39,3) %41,0 olan AB-15 ortama vergi yükü değerine en yakın ülkelerdir. Bununla beraber, Litvanya %29,7 ve Malta %28,7 ortalama vergi yükleri ile AB-15 ortalamasının yaklaşık 10 puan altında olan ülkelerdir.
Tablo 1: Avrupa Birliği’nde Vergi Yükü (1965-2003)
|
1965 |
1970 |
1980 |
1990 |
1995 |
2000 |
2001 |
2002 |
2003 |
ORTALAMA |
DEĞİŞİM (1965-2003) |
|
|
Belçika |
31,1 |
34,5 |
42,4 |
43,2 |
45,1 |
46,0 |
46,2 |
46,4 |
45,7 |
42,3 |
14,6 |
|
Çek Cum. |
-- |
-- |
-- |
-- |
36,2 |
34,4 |
34,5 |
35,4 |
36,2 |
35,1 |
-- |
|
Danimarka |
29,9 |
39,2 |
43,9 |
47,1 |
49,0 |
49,5 |
49,8 |
48,8 |
48,8 |
45,6 |
18,9 |
|
Almanya |
31,6 |
29,8 |
34,6 |
32,9 |
40,8 |
42,5 |
40,7 |
40,2 |
40,3 |
37,0 |
8,7 |
|
Estonya |
-- |
-- |
-- |
-- |
37,9 |
32,2 |
31,6 |
32,4 |
33,4 |
34,2 |
-- |
|
Yunanistan |
19,9 |
22,4 |
24,2 |
29,3 |
32,6 |
38,7 |
37,0 |
37,5 |
36,2 |
31,4 |
16,3 |
|
İspanya |
14,7 |
16,3 |
23,1 |
33,2 |
33,4 |
35,0 |
34,8 |
35,4 |
35,6 |
29,1 |
20,9 |
|
Fransa |
34,5 |
34,1 |
40,6 |
43,0 |
43,7 |
45,0 |
44,7 |
43,8 |
43,8 |
41,5 |
9,3 |
|
İrlanda |
24,9 |
28,8 |
31,4 |
33,5 |
33,5 |
32,0 |
30,2 |
28,8 |
29,9 |
30,3 |
5,0 |
|
İtalya |
25,5 |
26,1 |
30,4 |
38,9 |
41,2 |
42,7 |
42,5 |
42,1 |
42,9 |
36,9 |
17,4 |
|
Kıbrıs R. K. |
-- |
-- |
-- |
-- |
26,9 |
30,5 |
31,5 |
31,5 |
33,3 |
29,2 |
-- |
|
Letonya |
-- |
-- |
-- |
-- |
33,6 |
30,1 |
29,0 |
28,8 |
28,9 |
31,2 |
-- |
|
Litvanya |
-- |
-- |
-- |
-- |
28,6 |
30,1 |
28,8 |
28,5 |
28,5 |
29,7 |
-- |
|
Lüksemburg |
27,7 |
26,8 |
40,8 |
40,8 |
42,3 |
40,5 |
40,7 |
41,2 |
41,3 |
38,0 |
13,6 |
|
Macaristan |
-- |
-- |
-- |
-- |
41,6 |
39,6 |
39,3 |
38,8 |
39,1 |
39,6 |
-- |
|
Malta |
-- |
-- |
-- |
-- |
26,9 |
28,8 |
31,1 |
33,2 |
33,6 |
28,7 |
-- |
|
Hollanda |
32,8 |
35,8 |
43,6 |
43,0 |
40,6 |
41,5 |
40,0 |
39,4 |
39,3 |
39,6 |
6,5 |
|
Avusturya |
33,9 |
34,6 |
39,8 |
40,4 |
41,3 |
42,7 |
44,7 |
43,6 |
43,0 |
40,4 |
9,1 |
|
Polonya |
-- |
-- |
-- |
-- |
39,4 |
35,2 |
35,4 |
35,5 |
35,8 |
36,7 |
-- |
|
Portekiz |
15,8 |
19,4 |
24,1 |
29,2 |
33,6 |
36,4 |
35,7 |
36,5 |
37,0 |
29,7 |
21,2 |
|
Slovenya |
-- |
-- |
-- |
-- |
40,8 |
39,0 |
39,1 |
39,4 |
40,1 |
39,3 |
-- |
|
Slovakya |
-- |
-- |
-- |
-- |
40,5 |
33,1 |
32,0 |
32,4 |
30,6 |
35,5 |
-- |
|
Finlandiya |
30,4 |
31,8 |
36,1 |
44,6 |
46,0 |
47,9 |
46,0 |
45,7 |
44,8 |
41,5 |
14,4 |
|
İsveç |
35,0 |
37,5 |
46,1 |
51,9 |
49,5 |
53,9 |
51,8 |
50,2 |
50,8 |
47,4 |
15,8 |
|
İngiltere |
30,4 |
37,0 |
35,2 |
36,8 |
35,4 |
37,5 |
37,3 |
35,7 |
35,7 |
35,7 |
5,3 |
|
AB-25 Ort. |
-- |
-- |
-- |
-- |
40,5 |
41,6 |
40,8 |
40,2 |
40,3 |
41,0 |
-- |
|
AB-15 Ort. |
27,9 |
30,3 |
35,8 |
39,2 |
40,5 |
41,9 |
41,1 |
40,4 |
40,6 |
37,5 |
12,7 |
|
AB-10 Ort. |
-- |
-- |
-- |
-- |
34,8 |
33,3 |
33,2 |
33,6 |
33,9 |
33,8 |
-- |
Kaynak: Eurostat, Statistics in Focus, Economy and Finance, 3/2005, “Tax Revenue in EU Member States: Trend, Level and Structure 1995-2003”; European Commission, Structures of the Taxation System in the European Union (2005 Edition, Luxembourg), s. 221.
AB-15 ülkelerinden de AB-25 vergi yükü ortalamasını azaltabilecek İngiltere, Portekiz, İrlanda ve İspanya sırasıyla %35,7, %29,7, %30,3 ve %29,1 ortalama vergi yükü değerlerle dikkat çekicidir. Bunun karşılığında İsveç %47,4, Danimarka %45,6, Finlandiya %41,5 ve Fransa %41,5 ortalama vergi yükleriyle AB-15 vergi yükünü yükselten ülkelerdir.
Avrupa Birliği’nde artan vergi rekabeti eğilimlerinin vergi sistemlerine etkilerinin araştırılmasında toplam vergi yüklerinin tek başına yeterli olmayacağı açıktır. Ayrıca, uluslararası sermaye hareketlerinde ülkelerarası kurumlar vergisi farklılıklarının daha belirgin rol üstleneceği düşünülürse Avrupa Birliği genelinde kurumlar vergisi yükü açısından bir karşılaştırma yapmak daha yararlı olabilecektir.
B. Avrupa Birliği’nde Kurumlar Vergisi Yükünün Seyri
1965-2003 döneminde AB-15 ülkelerinde kurumlar vergisi yükü %2,0’den %3,1’e yükselmiş, ortalama kurumlar vergisi yükü ise %2,8 olarak gerçekleşmiştir. AB-10 ülkelerinin kurumlar vergisi yükü ise 1995 yılında %2,9 iken 2003 yılında %2,7 değerini almış, dönemin ortalaması ise %2,7 olarak gerçekleşmiştir. AB-15 ülkelerinde ortalama kurumlar vergisi yükü artış eğilimindeyken, aynı dönemde AB-10 ülkelerindeki trendin düşüş eğiliminde olması dikkat çekicidir.
Tablo 2: Avrupa Birliği’nde Kurumlar Vergisi Yükü
|
1965 |
1970 |
1980 |
1990 |
1995 |
2000 |
2001 |
2002 |
2003 |
ORTALAMA |
DEĞİŞİM (1995-2003) |
|
|
Belçika |
1,9 |
2,4 |
2,2 |
2,4 |
2,4 |
3,3 |
3,2 |
3,1 |
2,9 |
2,6 |
1,0 |
|
Çek Cum. |
-- |
-- |
-- |
-- |
4,9 |
3,5 |
4,1 |
4,4 |
4,6 |
4,3 |
-0,3 |
|
Danimarka |
1,4 |
1,0 |
1,4 |
1,5 |
2,0 |
2,4 |
3,1 |
2,9 |
2,8 |
2,1 |
1,4 |
|
Almanya |
2,5 |
1,7 |
1,9 |
1,6 |
0,9 |
1,7 |
0,6 |
1,0 |
0,8 |
1,4 |
-1,7 |
|
Estonya |
-- |
-- |
-- |
-- |
2,4 |
1,0 |
0,7 |
1,2 |
1,7 |
1,4 |
-0,7 |
|
Yunanistan |
0,4 |
0,4 |
0,9 |
1,6 |
2,6 |
4,6 |
3,8 |
3,8 |
3,3 |
2,4 |
2,9 |
|
İspanya |
1,4 |
1,3 |
1,2 |
2,9 |
1,9 |
3,2 |
3,0 |
3,4 |
3,3 |
2,4 |
1,9 |
|
Fransa |
1,8 |
2,1 |
2,1 |
2,3 |
1,8 |
2,8 |
3,1 |
2,6 |
2,2 |
2,3 |
0,4 |
|
İrlanda |
2,3 |
2,5 |
1,4 |
1,7 |
2,8 |
3,8 |
3,6 |
3,7 |
3,8 |
2,8 |
1,5 |
|
İtalya |
1,8 |
1,7 |
2,4 |
3,9 |
3,4 |
2,4 |
3,0 |
2,6 |
2,2 |
2,6 |
0,4 |
|
Kıbrıs R. K. |
-- |
-- |
-- |
-- |
4,0 |
6,3 |
6,3 |
6,0 |
4,4 |
5,4 |
0,4 |
|
Letonya |
-- |
-- |
-- |
-- |
2,0 |
1,9 |
2,1 |
2,1 |
1,5 |
1,9 |
-0,5 |
|
Litvanya |
-- |
-- |
-- |
-- |
1,3 |
0,7 |
0,5 |
0,6 |
1,4 |
0,9 |
0,1 |
|
Lüksemburg |
3,1 |
5,2 |
6,6 |
6,5 |
7,5 |
7,2 |
7,5 |
8,6 |
7,9 |
6,7 |
4,8 |
|
Macaristan |
-- |
-- |
-- |
-- |
1,9 |
2,2 |
2,4 |
2,4 |
2,2 |
2,2 |
0,3 |
|
Malta |
|
|
|
|
2,8 |
3,1 |
3,3 |
4,1 |
4,7 |
3,6 |
1,9 |
|
Hollanda |
2,6 |
2,4 |
2,9 |
3,2 |
3,3 |
4,4 |
4,4 |
3,7 |
3,2 |
3,3 |
0,6 |
|
Avusturya |
3,5 |
3,8 |
3,3 |
4,1 |
1,7 |
2,2 |
3,3 |
3,1 |
2,3 |
3,0 |
-1,2 |
|
Polonya |
-- |
-- |
-- |
-- |
2,9 |
2,4 |
2,0 |
1,9 |
2,2 |
2,3 |
-0,7 |
|
Portekiz |
-- |
-- |
-- |
2,3 |
2,5 |
4,1 |
3,6 |
3,7 |
3,2 |
3,2 |
0,9 |
|
Slovenya |
-- |
-- |
-- |
-- |
0,6 |
1,2 |
1,2 |
1,4 |
1,9 |
1,3 |
1,3 |
|
Slovakya |
-- |
-- |
-- |
-- |
6,1 |
2,8 |
2,7 |
-- |
2,8 |
3,6 |
-3,3 |
|
Finlandiya |
2,5 |
1,7 |
1,4 |
2,1 |
2,3 |
6,0 |
4,3 |
4,3 |
3,5 |
3,1 |
1,0 |
|
İsveç |
2,1 |
1,7 |
1,1 |
1,6 |
2,7 |
3,8 |
3,0 |
2,6 |
2,4 |
2,3 |
0,3 |
|
İngiltere |
1,3 |
3,2 |
2,9 |
4,1 |
2,7 |
3,4 |
3,3 |
2,7 |
2,7 |
2,9 |
1,4 |
|
AB-25 Ort. |
-- |
-- |
-- |
-- |
2,8 |
3,3 |
3,2 |
3,1 |
3,0 |
2,9 |
-0,6 |
|
AB-15 Ort. |
2,0 |
2,2 |
2,3 |
2,8 |
2,7 |
3,7 |
3,5 |
3,4 |
3,1 |
2,8 |
0,2 |
|
AB-10 Ort. |
-- |
-- |
-- |
-- |
2,9 |
2,5 |
2,6 |
2,6 |
2,7 |
2,7 |
-0,2 |
Kaynak: OECD, Revenue Statistics of OECD Member Countries (Paris, 2003), tablo: 3. Kaynağı Aktaran T.C. Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Web Sayfası http://www.gelirler.gov.tr; European Commission, 2005, a.g.e., s. 236.
1995-2003 döneminde, AB-25 genelindeki ortalama kurumlar vergisi yükü değerinde baktığımızda AB-10 ülkelerindeki düşük kurumlar vergisi yükü nedeniyle 1995-2003 döneminde AB-15 ortalamasının 0,2 puan altında, %3,1 olarak gerçekleşmiştir.[21]
AB-15 ülkelerinden en düşük kurumlar vergisi yüküne sahip ülkeler ise %1,5 ile Almanya, %2,1 ile Danimarka ve %2,2 ile Yunanistan’dır. 1965-2002 dönemi göz önüne alındığında Yunanistan ve Lüksemburg en dikkat çeken ülkelerdir. Yunanistan’da kurumlar vergisi yükü 3,4 puan artarken Lüksemburg’daki artış 5,5 puan olmuştur. AB-10 ülkelerinden %3,3 olan AB-15 ortalamasının üzerinde ise %4,6 ile Kıbrıs Rum Kesimi, %3,9 ile Çek Cumhuriyeti ve %3,7 ile Slovakya bulunmaktadır. Ancak, AB-10 ülkelerinden Slovenya, Litvanya ve Estonya’nın kurumlar vergisi yükü AB-15 ülkelerinden yaklaşık 1,3 puan daha düşüktür.
Vergi rekabetinin Avrupa Birliği’ndeki belirtilerini ve ulusal vergi sistemleri üzerindeki etkilerini yalnızca kurumlar vergisi yüklerindeki değişikler yerine nominal ve efektif vergi oranları ile birlikte incelemek daha yerinde olabilecektir. Nominal ve efektif vergi oranları kurumlar vergisi yükünün değerlendirilmesinde sıkça başvurulan ölçütlerdendir.
C. Avrupa Birliği’nde Nominal Kurumlar Vergisi Oranları
Nominal kurumlar vergisi oranları, ülkelerarası karşılaştırma yapmada sıkça başvurulan bir değişken olurken, ülkelerde farklı esaslarda uygulanabilen kalıcı ya da geçici ilave vergi oranlarının (surcharges) ve vergi teşvik önlemlerinin varlığı ile merkezi ve yerel idarelerin ayrı ayrı kurumlar vergisi uygulamaları ülkelerarası karşılaştırma yapmayı güçleştirebilmektedir.
Avrupa Birliği’nde yasal kurumlar vergisi oranları Tablo 3’de gösterildiği gibidir. AB-10 ülkelerinde olduğu gibi AB-15 ülkelerinde de nominal kurumlar vergisi oranları düşüş eğilimindedir.
Tablo 3: Avrupa Birliği’nde Nominal Kurumlar Vergisi Oranları
|
1980 |
1985 |
1990 |
1994 |
2000 |
2003 |
2005 |
ORTALAMA |
DEĞİŞİM (1980-2005) |
|
|
Belçika |
48 |
45 |
43 |
40,17 |
39 |
34 |
34 |
40,8 |
-14,0 |
|
Çek Cum. |
-- |
-- |
-- |
-- |
40 |
31 |
26 |
32,3 |
-- |
|
Danimarka |
37 |
50 |
40 |
34 |
32 |
30 |
30 |
35,3 |
-7,0 |
|
Almanya |
61,7-44,3 |
61,7-44,3 |
50-36 |
45-30 |
40 |
27,9 |
26,4 |
44,3 |
-35,3 |
|
Estonya |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
0-26a |
0-26 |
26,0 |
-- |
|
Yunanistan |
49 |
49 |
46 |
40 |
35 |
25/35b |
25/35b |
39,9 |
-14,0 |
|
İspanya |
33 |
33 |
35 |
35 |
35 |
35 |
35 |
34,6 |
2,0 |
|
Fransa |
50 |
50 |
37-52 |
33 |
33,3 |
35,4 |
35,4 |
38,1 |
-14,6 |
|
İrlanda |
45 |
50-10c |
43-10 |
40-10 |
24 |
12,5 |
12,5 |
32,5 |
-32,5 |
|
İtalya |
36,3 |
47,8 |
47,8 |
52,2 |
37 |
34 |
34 |
42,1 |
-2,3 |
|
Kıbrıs R. K. |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
15 |
15 |
15,0 |
-- |
|
Letonya |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
19 |
15 |
17,0 |
-- |
|
Litvanya |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
15 |
15 |
15,0 |
15,0 |
|
Lüksemburg |
45,5 |
45,5 |
39,4 |
33,3 |
30 |
22,9 |
22,9 |
33,4 |
-22,6 |
|
Macaristan |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
18 |
16 |
17,0 |
-- |
|
Malta |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
35 |
35 |
35,0 |
-- |
|
Hollanda |
46 |
42 |
35 |
35 |
35 |
34,5 |
34,5 |
36,7 |
-11,5 |
|
Avusturya |
61,5-38,3d |
61,5-38,3 |
34 |
34 |
34 |
34 |
25 |
34,0 |
-13,3 |
|
Polonya |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
27 |
19 |
23,0 |
-- |
|
Portekiz |
51,2-44 |
51,2-44 |
39,6 |
39,6 |
32 |
30 |
30 |
38,5 |
-21,2 |
|
Slovenya |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
25 |
25 |
25,0 |
-- |
|
Slovakya |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
25 |
19 |
22,0 |
-- |
|
Finlandiya |
50 |
50 |
40 |
25 |
29 |
29 |
26 |
33,3 |
-24,0 |
|
İsveç |
40 |
52 |
52 |
28 |
28 |
28 |
28 |
34,0 |
-12,0 |
|
İngiltere |
52 |
40 |
35 |
33 |
30 |
30 |
30 |
34,2 |
-22,0 |
|
AB-25 Ort. |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
27,5 |
25,9 |
26,7 |
-- |
|
AB-15 Ort. |
45,5 |
47,0 |
41,1 |
36,5 |
32,9 |
29,5 |
29,2 |
36,8 |
-16,3 |
|
AB-10 Ort. |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
27,1 |
21,1 |
24,1 |
-- |
|
AB-15 Std. S. |
7,5 |
6,8 |
5,7 |
6,7 |
4,3 |
6,0 |
6,2 |
5,9 |
-1,3 |
Kaynak: Margit Schatzenstaller, “Company Tax Competition in an Enlarged EU”, 1 St Euroframe Conference on Economic Policy Issues in the European Union: Fiscal Policies in the European Union (Paris, June 2004), s. 7; Bernd Genser, “Corporate Income Taxation in The European Union: Current State and Perspectives” Centre for Tax System Integrity Research School of Social Sciences Australian National University Working Paper No: 17 August 2001, s. 10.
a. Dağıtılmamış
kurum kazancı için %0, dağıtılmış kurum kazancı için ise %26 oranı uygulanır.
b. %35 oranı sermaye şirketleri ve finansal kuruluşlar için, %25 si
tüzel kişiliği olmayan şirketler için
uygulanır.
c. Uluslar arası Dublin Finansal Hizmetler Merkezi sınırlarında
faaliyet gösteren kurumlar için %10 vergi
oranı uygulanmaktadır.
d. İlk oran dağıtılmamış kurum kârı, ikincisi ise dağıtılmış kurum
kârı için uygulanır.
Birliğe yeni katılan AB-10 ülkelerinin pazar ekonomilerine geçiş yapmaları ve kurumlar vergisi sistemlerini Batı Avrupa vergi sistemlerine yakınlaştırma çabaları bu ülkelerin kurumlar vergisi oranlarını aşamalı olarak indirmelerine neden olmuştur.[22] 2003 yılında AB-10 ülkelerinin kurumlar vergisi oranı ortalama %27,1 değerini almışken, bu oranın 2005 yılında %21,1 olacağı tahmin edilmektedir.
1980-2005 döneminde AB-15 ülkelerinde ortalama %36,8 olan kurumlar vergisi oranı AB-10 ülkelerinde ortalama %22,3 değerini almıştır. AB-10 ülkelerinin vergi politikaları, özellikle Fransa ve Almanya’nın başını çektiği AB-15 ülkeleri tarafından mali damping ya da zarar verici vergi rekabetine neden olan uygulamaları içermesi nedeniyle eleştirilmektedir. Bu bağlamda Fransa ve Almanya Avrupa Birliği içerisinde vergi rekabetinin sınırlandırılması amacıyla uygulanacak minimum kurumlar vergisi oranlarının belirlenmesini gerekli görmektedir.[23] Ayrıca, Avrupa Birliği’nde Avrupa Birliği Bölgesel Yardımlarının bu gibi vergi uygulamalarına başvuran ülkelerden çekilmesi de tartışılan bir konudur. Bunun gerekçesi ise düşük kurumlar vergi oranı uygulayan ülkelerin bu yardımlara gerçekten ihtiyacı olup olmadığının tartışmalı olmasıdır.[24] Buna karşılık, AB-10 ülkeleri ise düşük kurumlar vergisi oranlarını AB-15 ülkelerinin gelir düzeyine ulaşabilmek için yakalanması gereken yüksek büyüme oranı bakımından gerekli görmektedirler.[25] Bu noktada düşük kurumlar vergisi oranlarının Avrupa Birliği’nde zarar verici vergi rekabeti kriteri olarak nitelendirilmediğinin belirtilmesi gerekir. Kurumlar Vergisi Uygulama Usulleri Tüzüğünde (Code of Conduct for Business Taxation) dar yükümlülere tam yükümlülerden ayrı olarak bazı ayrıcalıklı hükümler uygulanması, yükümlülere avantaj sağlayan hükümlerin iç piyasadan ya da ülkenin vergi sisteminden ayrı tutulması, gerçek bir ekonomik faaliyet olmaksızın işlemlerin kağıt üzerinden sürdürülmesi, çok uluslu şirketlerin matrah tespit yöntemlerinin uluslararası kabul görmüş esaslardan ya da OECD’nin tavsiyelerinden farklı olması ve vergi düzenlemeleri ile ve idari uygulamaların şeffaf olmaması zararlı vergi rekabetinin kriterleri olarak belirtilmiştir.[26]
Bu nedenle, AB-10 ülkeleri de kurumlar vergisi sistemlerinde var olan ve zarar verici olarak nitelendirilen önlemleri Avrupa Birliği’nin zarar verici vergi rekabetine karşı girişimleri sonucunda kaldırabilirler. Ancak, bunun karşılığında, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını çekmek amacıyla hali hazırda düşük olan nominal kurumlar vergisi oranlarında indirime gidebilirler. İrlanda’nın 1999 yılındaki kurumlar vergisi alanındaki politika değişikliği nominal kurumlar vergisi oranlarının tek başına zarar verici araç olarak nitelendirilmemesi gerektiğine örnek gösterilebilir. İrlanda, Dublin Uluslararası Finansal Hizmetler Merkezi sınırlarında üretim ya da finans alanında faaliyet gösteren firmalar için %10 kurumlar vergisi oranından yararlanma ayrıcalığı tanımıştır. İrlanda, Avrupa Birliği’nin zarar verici vergi rekabetine karşı yürüttüğü çalışmalar sonucunda bu ayrımcı vergi rejiminin varlığına son vermiş, ancak 1999 yılında %32 olan nominal kurumlar vergisi oranını 2000 yılında %24’e, 2001 yılında %20’e, 2000’de %16’ya ve 2003 yılında ise %12,5’e düşürmüştür.[27]
Avrupa Birliği içinde farklı kurumlar vergisi uygulamaları doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının yönünün belirlenmesi bakımından önemli olmakla birlikte, çok uluslu şirketlerin transfer fiyatlaması manipülasyonlarıyla vergi yüklerini düşürme çabası içinde olmaları açısından da önemlidir. Birlik üyesi ülkeler, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının çekilmesi amacıyla girişilen ve zarar verici özellikler gösterebilen vergi rekabetinin önüne geçmek, bunun yanında da vergi yükünü minimize etmek amacıyla ülkelerarası gelir transferlerini azaltabilmek için nominal kurumlar vergisi oranlarını aynı düzeye çekme eğilimindedirler.
D. Avrupa Birliği’nde Efektif Kurumlar Vergisi Oranları
Nominal kurumlar vergisi oranının dışında, ülkelerarasında karşılaştırma yapmada, matrah hesaplama farklılıklarını da dikkate alan efektif kurumlar vergisi oranı da kullanılabilir. Efektif kurumlar vergisi oranı, nominal vergi oranı ile birlikte matrah tespitinde kullanılan vergi istisnaları, vergiye tabi kazancın hesaplanmasında kurum kazancından yapılan indirimler, oran indirimleri ve vergi ertelemeleri gibi unsurları da dikkate alır.[28] Bu nedenle efektif kurumlar vergisi oranı nominal kurumlar vergisi oranından tablo 3 ve tablo 4’de görüldüğü üzere daha düşüktür. Ancak, düşük nominal vergi oranı her zaman için düşük efektif vergi oranı anlamına gelmemektedir. Nitekim İngiltere’de ortalama nominal kurumlar vergisi oranı Danimarka’daki orandan düşük olmasına rağmen, Danimarka’nın efektif kurumlar vergisi oranı İngiltere’den daha düşüktür.
Efektif kurumlar vergisi oranı kurum kazancından ödenen vergilerin tamamını (kurumlar vergisi, gelir vergisi ve diğer yasal yükümlülükler) dikkate aldığından kurumlar üzerindeki vergi yükünün gösterilmesi bakımından sıkça kullanılan bir ölçüttür. Efektif kurumlar vergisi oranı, kurumun hukuki statüsünden ya da yararlandığı vergi teşviklerinden etkilenebilmektedir.[29]
Avrupa Birliği içinde ülkelerarasında özellikle de AB-15 ve AB-10 ülkeleri bakımından efektif kurumlar vergisi farklılıkları yatırım kararlarını saptıracak ölçüde belirgindir. Bu bakımdan birlik içerisinden minimum kurumlar vergisi oranlarının belirlenmesinin ötesinde matrah uyumlaştırmasını da kapsayan geniş kapsamlı bir çalışma yapılmalıdır.[30] Avrupa Birliği Komisyonu, kurumlar vergisi oranlarının belirlenmesini üye ülkelerin tercihlerine bırakırken Birlik genelinde matrah uyumlaştırmasını hedeflemektedir. Ancak, daha önce de değinildiği gibi vergi oranlarının belirlenmesinin üye ülkelere bırakılıp, geniş kapsamlı matrah uyumlaştırmasına gidilmesi uzun dönemde Birlik genelinde oran indirimlerine neden olabilir.[31]
Tablo 4: Avrupa Birliği’nde Efektif Kurumlar Vergisi Oranları
|
1995 |
1996 |
1997 |
1998 |
1999 |
2000 |
2001 |
2002 |
ORTALAMA |
Değişim (1995-2002) |
|
|
Belçika |
10,8 |
12,1 |
13,0 |
14,8 |
14,7 |
14,5 |
14,9 |
15,1 |
13,7 |
4,3 |
|
Çek Cum. |
16,9 |
14,5 |
11,5 |
11,3 |
12,5 |
12,4 |
14,3 |
-- |
13,3 |
-- |
|
Danimarka |
9,4 |
10,8 |
12,1 |
13,8 |
14,5 |
10,5 |
14,1 |
13,3 |
12,3 |
3,9 |
|
Almanya |
4,4 |
6,0 |
6,2 |
6,4 |
7,0 |
8,2 |
2,9 |
2,8 |
5,5 |
-1,6 |
|
Estonya |
-- |
-- |
7,9 |
9,0 |
8,0 |
3,2 |
2,4 |
-- |
6,1 |
-- |
|
Yunanistan |
14,1 |
12,9 |
17,7 |
20,9 |
22,2 |
27,6 |
22,2 |
21,8 |
19,9 |
7,7 |
|
İspanya |
8,6 |
9,9 |
13,1 |
12,2 |
14,5 |
15,4 |
14,0 |
16,2 |
13,0 |
7,6 |
|
Fransa |
9,6 |
11,1 |
12,6 |
12,3 |
14,5 |
14,8 |
16,6 |
14,2 |
13,2 |
4,6 |
|
İrlanda |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
-- |
|
İtalya |
12,2 |
13,6 |
15,5 |
9,4 |
10,6 |
9,0 |
11,2 |
9,9 |